24 Ağustos 2008 Pazar

Apocalypto

Ve insan tek başına oturdu. Hüzne boğulmuş bir halde. Bütün hayvanlar etrafına toplandılar ve dediler ki: “Seni böyle üzgün görmek hoşumuza gitmiyor. Bizden ne dilersen gerçek olacak.”
İnsan dedi ki: “Daha iyi görmek istiyorum.”
Akbaba şöyle yanıtladı: “Benim görme gücümü alacaksın.”
İnsan dedi ki: “Güçlü olmak istiyorum.”
Jaguar dedi ki: “Benim gibi güçlü olacaksın.”
Sonra insan dedi ki: “Yeryüzünün sırlarını bilmek istiyorum.”
Yılan yanıt verdi: “Ben sana gösteririm.”
Ve tek tek bütün hayvanlara sıra geldi. Ve onların verebilecekleri bütün yetenekleri kazanınca insan gitti.
Baykuş diğer hayvanlara dedi ki: “Artık insan çok şey biliyor ve birçok şey yapabilir. Aniden korktuğumu hissettim.”
Geyik dedi ki: “İnsan istediklerine kavuştu. Artık kederi son bulacak.”
Ancak baykuş şöyle yanıtladı. “Hayır. O insanda bir delik gördüm. Asla doyuramayacağı bir açlık kadar derin. Onu hüzünlendiren ve fazlasını istemesine neden olan şey de bu. Durmadan almayı sürdürecek. Ta ki dünya şöyle diyene kadar: ‘Daha fazla veremeyeceğim ve verecek bir şeyim kalmadı.’”
Bu öyküyü Mel Gibson’ın Apocalypto filminden çaldım. Filmde, öyküyü, yağmur ormanının bir köşesindeki bir köyde, avdan geri dönen genç erkeklerin getirdiği tapiri yedikten sonra çevresine toplanan köylülere yaşlı bir Şaman anlatıyordu. Kaybolmaya yüz tutmuş Maya dilinde.
Yıl 1519 idi.Yaşlı Şaman öyküsünü anlatırken Maya uygarlığını ortadan kaldıracak İspanyol Hern·n CortÈs kalyonlarıyla ufukta belirmeye başlamıştı. Ve köyü basıp genç erkekleri kurban töreninde kafaları kesilmek üzere başkentteki Şamanlara satacak insan avcıları köye yaklaşıyorlardı.
Şiddet dolu olduğunu bildiğim için uzun zaman filmin DVD’sini satın almaktan kendimi alıkoydum. Birkaç gün önce raflarda görünce dayanamadım. Dün gece seyrettim.
Mel Gibson, Apocalypto’da uygarlıkların içeride çöktükten sonra dışarıdan fethedildiklerini anlatmak istemişti. Ben filmden başka bir mesaj aldım. İnsan doğaya yabancılaştıkça felakete yaklaşıyordu.
Dün sabah bir yazıya başlamıştım. “Komünizm insan doğasına düşman olduğu için çöktü” diye yazmıştım. “Kapitalizm doğaya düşman olduğu için çökecek. Kapitalizm, yani insanın doymak bilmeyen kâr açlığı, doğayı, kendi dahil bütün canlılarıyla tüketinceye kadar dinmeyecek.”
Şamanın öyküsü ile benim anlatmaya çalıştığım şey aynıydı. Benim “doymak bilmeyen kâr açlığı” dediğim şey ile baykuşun gördüğü, doldurulması mümkün olmayan delik aynı şeylerdi.
Şaman 500 yıl önce yazımı yazmıştı.
Hayvanlar ise ta başından beri biliyorlardı.