10 Eylül 2010 Cuma

Eğer bir çınar olsaydım

Eğer bir çınar olsaydım bu günlerde yapraklarımı dökmeye hazırlanırdım. Leylek olsaydım göç yolunda olurdum. Ağustos böceği olsaydım susardım.

Sivrisinek olsaydım, yavrularımın gelecek ilkbaharda içinden çıkacakları yumurtalarımı saklar ölüme yatardım. Ayı olsaydım esnerdim. Uskumru olsaydım kuzeye, okyanusun daha soğuk sularının bulunduğu yerlere yüzerdim.

Güneş çoban, canlılar da onun sürüsüdür.

Yaz sonbahara dönüşünce, günler kısalır, havalar soğumaya başlar. Kış, ayaz ve buzlanma getirir, gıda ve güneş ışığı kıtlaşır. Kuzey kürede bütün canlılar kendini doğanın ustası addeden insan hariç bu duruma uyuma başlar.

Sonbahar canlılar için “Koşullar değişiyor, hazır olun” borusudur.

Doğa için hayat, hayatta kalmak ve üremek ve bunları sağlamak için mevsimlerin getirdiği değişikliklere uyum sağlamaktır.

Yaprak döken bitkilerin uyum şekli yapraklarını dökmek, fotosentez diye bilinen güneşten enerji temin etme işini kapatmaktır. Yapraklardaki nitrojen, fosfor, şeker, potasyum gibi besinleri kışa hazırlık olmak üzere gövdeye, dallara ve köklere nakledilir. Yaprağa yeşilini veren klorofilin kaybolur ve sarı, portakal ve kızıl sonbahar renkleri oluşur.

Bunları tetikleyen gün uzunluğu, düşen ısı ve ışık yoğunluğu tarafından harekete geçirilen karmaşık bir hormon düzenidir.

Hayvanların soğuyan havalara karşı önlemi daha ılımlı yerlere göç etmektir. Kuşların neredeyse üçte ikisi sıcak ve gıdanın bol olduğu yerlere kaçar.

Göç etmeyen hayvanlar kışa önlem olarak değişiklik geçirir. Bazı sürüngenler yeraltına çekilir, antifriz görevi gören sıvılar üretmeye başlar.

Amerikan koru kurbağası havalar soğuyunca yeraltına gizlenip ayak parmaklarından başlayarak donar, nefes almasını ve kalp atışlarını durdurur. İlkbahar geldiğinde, buzlar erimeye başladığında çözülür, yeniden nefes almaya başlar, zıplayarak hayata döner.

Kış uykusu dediğimiz şey bir yavaşlama, faaliyet durdurma durumudur. Kış uykusuna yatan hayvanların ısıları 38 derece santigrattan 1 derece santigrata düşer. Kalp atışı yavaşlar ve düzensiz hale gelir. Nefes alıp verme dört ile altı dakikada bir olur. Metabolizma normalin yüzde birine iner. Açlık hissi azalır.

Bazı hayvanlarda kış uykusunun vaktini tayin eden esrarengiz mevsimsel bir biyolojik saattir. Bilimsel deneylerde sürekli ışıkta tutulan hayvanların bile zamanları geldiğinde kuş uykusuna yattıkları görüldü.

Kuzey Kutbu’nda bulunan yer sincabı, örneğin, 5-15 Ekim arasında uykuya yatar ve 20-22 Nisan’da kalkar-havalar nasıl olursa olsun.

Aslında kış uykusu sürekli değildir. Hayvanlar zaman zaman uyanırlar. Neden, ne amaçla uyandıklarını kimse bilmiyor. Ama herhalde önemli bir nedenle uyanmalılar çünkü iki uyanıklık saatinde harcanan enerji on uyku gününe bedeldir.

Uyku süresince hayvanlar vücutlarında depoladıkları yağ veya nişasta ile yaşadıkları için uykudan önce daha çok gıda alarak depolarını doldurmaya çalışırlar.

Yeterli gıda depolayarak uyumak bir ölüm kalım meselesi olabilir. Genç kutup yer sincaplarının yüzde 60-70’i, yetişkinlerin üçte biri uyku sırasında açlıktan ölür.

Kış aylarını karanlıkta, yeraltında, metabolizmalarını yavaşlatarak hareketsiz bir halde geçiren hayvanları uyandıran nedir? İçlerindeki, nerede olduğu bulunamayan biyolojik saatin çalışı.

Muhteşem güzellikler, çözümsüz muammalarla dolu bir dünyada yaşadığımızı hatırlatıyor bize sonbahar.