19 Eylül 2015 Cumartesi

Kanserin pişirdiği adam

Lenf kanseri için aylardır kemoterapi tedavisi gören İrfan Kocabıyık’ın son durumu ile ilgili haberi ortak arkadaşımız Şerif Kaynar’dan aldım.

“İrfan bizi hem sevindirdi, hem üzdü,” dedi telefonda.

“Ne demek istiyorsun?”

“Önce tamamen geçirdiğini söyledi. Son kontrole gittiğinde doktor kanserli bir lenf daha bulmuş. Kısa bir kemoterapi daha geçirmesi gerek.”

İrfan’ın kansere yakalandığı haberini de Şerif’ten almıştım.

“Ama arama,” demişti. “Kimseyle konuşmak istemiyor.”

Aramadım. Fakat Şerif aramadan önce de bir gariplik sezmiştim. İrfan bana her gün yedi-sekiz mail atardı; karikatürler, video klipler, sağlıklı yaşam önerileri, aşırı milliyetçi veya sağcı yazılar ve kadın düşmanı fıkralar. Kadınları çok seviyordu, ama onları aşağılamaktan geri kalmıyordu. Mailler kesilmişti. İyileşmeye başladığını da maillerin yeniden başlamasından anladım. Önce birkaç günde bir. Sonra günde bir iki tane. Sonra iyilik zamanında olduğu gibi sağanaklar.

Tedavinin yeniden başlayacağı haberini aldıktan birkaç gün sonra ondan “Kemoterapi İlaçları” başlıklı yorumsuz bir mail aldım. Mailin ekinde Hematoloji Uzmanlık Derneği’nin “Non-Hodgkin Lenfoma Tedavisi” adlı bir broşürü vardı. On beş sayfalık kitapçığın altı sayfası yan etkilere ayrılmıştı. Kemoterapinin kırktan fazla “sık rastlanan yan” etkisi vardı.
• Ateş ve üşüme • İdrara çıkma sırasında ağrı • Boğaz ağrısı ve öksürük • Burun tıkanıklığı • Yara yerinde şişme • Kansızlık • Yorgunluk • Baş dönmesi • Soluksuz kalma hissi • Üşüme hissi • Olağan dışı kanama • Katrana benzer renkte dışkı • İdrarda kan • Deride iğne ucu şeklinde kırmızı lekeler • Diş etlerinde kanama ya da burun kanamaları • Bulantı ve kusma  •Saç dökülmesi • İshal • Karında kramplar, gaz ve şişkinlik • İştah kaybı • Yemeği fazlasıyla iğrenç bulma...

İrfan, okumak bile beni hasta etti, diye yazdım ona. İyi dayandın. Biraz daha dayan :-)

Cevap verdi:

Yaa... Kardeşin 8 aydır neler yaşıyor. Bil diye yolladım... Ama merak etme enseyi karartmıyoruz... Bugün gene kan testlerim var.

Bir hesap yaptım, 8 ay içerisinde 120 üzerinde damar yolum açılmış. Kemolar, kan testleri, vs. için...

Bu da geçer ya Huuu...::))

Müthişsin gerçekten, diye yazdım ona. Ben yapamazdım ve yapmayacağım. Belki sendeki yaşama iradesi bende yok. Belki ben hayatı - yoksa kadınları mı demeliyim :-) - senin kadar sevmiyorum.

Cevap verdi:

Metinciğim yanlış teşhislerde bulunuyorsun. Ben seni tanıyorum; bir kere tabiat aşığı insan güçlüdür... Ağaçlar insana sabrı öğretir... Ben sabrı diktiğim ağaçların büyümesini seyrederken öğrendim.

Bahçesinde tohumdan domates yetiştirmek bile insana sabrı öğretiyor. Amerika’da poşet içerisinde domates tohumu aldığın zaman üzerinde "90 gün sonra yersiniz" der.

Ayrıca Kur'an "Ben kuluma yüklenemeyeceği yük yüklemem," der.

Yazıp sordum: Sana başka ne öğretti bu tecrübe? Daha önce bilmediğin ne biliyorsun? Kemoterapinin, faşistliğini ve kadın düşmanlığını iyileştirmediğini biliyoruz :-)

Cevap verdi: 

Mutlu olmayı öğrendim. En azından senden daha mutluyum:)

Yaşama sevincim var... Akılsızları hariç bütün kadınları seviyorum. Kendim ile kavga etmiyorum. Boş ve ehemmiyetsiz şeylerle uğraşmıyorum. Kendimi evrenin akışına bıraktım. Ben bir homo sapiens'im. Yaklaşık 3,8 milyar yıl evvel dünya adı verilen bir gezegende bazı moleküller organizma adı verilen oldukça karmaşık yapılar oluşturmuş ve ben var olmuşum. Hiçbir şey benim irademde olmamış. Yaşamak mecburiyetinde bırakılmışım. Bütün mahlukat gibi... Fasulyenin yaşamak için sırığına sarılması gibi...

Ne var bunda? Keyfini çıkarıyorum. Akıllandım Metin Akıllandımmm...:)

Ama galiba sen adam olmayacaksın..::))

Cevap verdim: Haklısın. Ben adam olmayacağım. Adam olmak için belki ben de benzer şeyler yaşamalıyım. Bakalım benim vardığım sonuç ne olur.

                                                             *
Ölüme yakın bir deneyim geçirdim. İnsanın kalbi durup ölüm sürecine girdiğinde ne olduğunu biliyorum. Ondan beri ölüme karşı duyduğum en güçlü his merak oldu.

Döndürüldüğüm kapıdan bu defa içeri girdiğimde ne olacak?

Bilinmeyenlerle dolu bu kâinatta her şey olabilir, diye düşünüyorum. Her şey ve hiçbir şey.

Hayatıma o kadar değer vermiyorum. Başkalarının verdiği mücadeleye saygım var. Ama kendi hesabıma ben günlerim korkunç ilaçlarla uzasın, ömrüm ilaç ve yabancı kokan, ağaçlardan, denizlerden ve göklerden uzak yerlerde sonlansın istemiyorum.

Önü ve arkası sonsuz zamanın içinde birkaç ay veya birkaç yıl daha fazla, ne önemi var?