11 Temmuz 2015 Cumartesi

Faroe Adaları

Onu çoktandır görmemiştim. Tıraşsızdı. Biraz kilo vermişti. Yüzü sanki ufalmıştı. İyi görünüyordu.

“İyi görünüyorsun,” dedim.

“Daha spontane olmaya karar verdim,” dedi. Son hastasını beklerken ofisinde konuşuyorduk. “Spontane olduğunda içindeki çocuk uyanır. İçindeki çocuk uyanıksa her şey yolunda gider.”

“Harika,” dedim.

Şunlar aklımdan geçti: En acımasız, en korkunç insanlar içindeki çocuğu öldürmüş olanlardır. Onlar entrika, komplo, katliam ustasıdırlar. Sartre “Cehennem diğer insanlardır,” derken onları kastediyor olmalıydı.

Onu görmek istediğimde, cuma günleri öğleye yakın muayenehanesine gider işini bitirmesini beklerdim. O saatte muayenehane tenhalaşmış olurdu. Sekreteri – Minos medeniyetinin duvar resimlerinden fırlamış Giritli genç bir kadın – “Kahve içer misiniz?” diye sorardı. Ender kahve içerim. Ama “Evet, lütfen,” derdim çünkü kahveyi içine koyduğu ağır, kesme cam fincan ve tabağı tutmak, ağırlığını elimde hissetmek hoşuma giderdi. 


Mavili Kadınlar, restore edilmiş duvar freski, Knosos Sarayı, Girit M.Ö. 1,500
Mavili Kadınlar, restore edilmiş duvar freski, Knosos Sarayı, Girit M.Ö. 1,500
Cuma günleri öğleden sonraları çalışmazdı. Yemek için ya dışarıda bir yerlere giderdik ya da annesine. Kırkı aşmıştı, ayda kırk bin dolar kazanıyordu ama bekardı ve hâlâ annesiyle oturuyordu.

Daha spontane olmaya karar verdiği gün keyifsiz uyanmıştı. İşten eve gitmişti. Yemek yemiş, yemekten sonra film izlemiş ama neşesi yerine gelmemişti.

“Bu hafta sonu depresyona gireceğim,” diye düşünmüştü.

Aniden Beyrut’a gitmeye karar vermişti.

“Saat dördü yirmi geçiyordu. Altı otuzda Beyrut uçağındaydım. Hafta sonunu orada geçirdim.”
Keyifsiz gitmiş, keyifli dönmüştü. Artık, içinden gelen buyrukları olurdu, olmazdı diye evirip çevirerek pestilini çıkarmayacaktı. Anında yerine getirecekti.
Güneş tutulmasını görmek için Faroe Adaları’na gitmeye karar vermişti.


Faroe Adaları'nda Güneş tutulmasından birkaç dakika önce
Faroe Adaları'nda Güneş tutulmasından birkaç dakika önce 
“Niye Faroe Adaları?”
“Tam güneş tutulması en iyi oradan görülecek de ondan.”
Sordu: “Hiç güneş tutulması gördün mü?”
“Gördüm.”
“Tam güneş tutulması ama.”
“Hayır.”
“Muhteşem bir manzaradır. Önce aydınlıktır. Sonra Ay yavaş yavaş Güneş’i kapatır. Karanlık olur. Güneş’i Ay’ın etrafında bir hale olarak görürüsün. Sonra yavaş yavaş gene aydınlık olur. Gözlerin dolar. Kainat ne müthiş dersin.”
Yüzüme baktı. Gözleri parlıyordu.


Faroe Adaları'nda Güneş tutulması...
Faroe Adaları'nda Güneş tutulması...
Güneş martın yirmisinde tutulacaktı. Norveç ile İzlanda arasına serpiştirilmiş Faroe Adaları yazın bile dünyanın en çok yağmur alan yerlerinden birdir. Hava büyük bir olasılıkla kapalı olacaktı. Güneş tutulması belki görülemeyecekti.
Ama önemli miydi?
“Spontane olmak sana iyi gelmiş,” dedim. “Belki ben de gelirim seninle Faroe Adaları’na.”
Ama martı beklemedim. Eve gidince birkaç telefon konuşması yaptım. İki hafta sonra Faroe Adaları’ndaydım.