1 Ağustos 2012 Çarşamba

Hey! Ben döndüm!

Ozanköy

Tatil sona erdi. Aslında tatil sona ermedi. İzin sona erdi. Çünkü tatil yapmadım. Burada kaldım. Her zaman ne yapıyorsam onu yaptım: Yazdım. Ama bu defa gazete değil, kendim için.

Sıcak ve nem, insafsız bir ordu gibi, beni kuşattı ve “Teslim ol canını bağışlayayım,” dedi. Teslim oldum.

Sıcakla başa çıkmanın yolu fiziki aktiviteyi en aza indirmektir.

Sabahları saat sekiz civarında kalktım, mayomu giyip köyün plajına gittim, yarım saat kadar yüzüp geri döndüm. Daha sonraki saatlerde yüzmek, sıcakta ılık banyo almak gibi. Yaz ilerledikçe Akdeniz sahilleri serinliğini kaybetti. En geç dokuzda, kumların üstünde can çekişen bir hamam suyu var.

Bahçede duş alıp giyindim. Kahvaltı yaptım. Bilgisayarın önüne oturdum. Saat üç civarında kalktım. Yemek yedim. Uyudum. Kalkıp çay içim. Akşam oldu. Bazen haberleri izledim, bazen izlemedim. Bardaklarca soğuk su içerek kitap okudum veya film seyrettim. Sonra bütün günlerin sona erdiği yere, yukarıya, klimanın serinlettiği odaya, uyumaya gittim.

Dün aşağı yukarı aynı idi, yarın farksız olacak.

Heyecanlı, değil mi? Geoff Dyer adlı İngiliz yazar diyor ki: “Hayat en çekilmez olduğu zaman bile çekilebilir: Korkunç olan, hayatı çekilmez yapan budur.” Hayatınız ne kadar sıkıcı olursa olsun, ne kadar dibe vurursa vursun, ona tahammül edersiniz, demek istiyor herhalde. Çekilmez hayat diye bir şey yoktur. Hayat çekilmez değil vazgeçilmezdir.

Ne diyorsunuz? Bence doğru söylüyor.

İnsan, her duruma, en çok kendini şaşırtan bir hızla, uyum sağlar. Bugün zenginsiniz, yarın, “Hayat en çekilmez olduğu zaman bile çekilebilirdir,” diye mırıldanarak sokaktan izmarit topluyorsunuz. Çareniz yok. Hayattan başka hayat yok. Hayatta alternatifi olmayan belki de tek şey hayattır.

Ben niye böyleyim, diye hiç düşündünüz mü? Ben nasıl ben oldum da başka biri olmadım? Beni ne ben yaptı? Geriye dönmek, hayatınızın bütün anlarını bir doktorun röntgen filmini incelediği dikkatle incelemek, bu soruların cevabını bulmaya çalışmak istediniz mi? Ben istedim. Aslında, iznimi bunu yapmaya çalışarak geçirdim.

Dünyaya insan olarak gelmek, kainat gibi, bir günün bir anında bir yerlerde, yoktan var olmak, en büyük ve en az incelenmiş muammalardan biridir.

Muamma içinde muamma içinde muamma.