13 Mart 2010 Cumartesi

Doğruyu söyleyen malını satabilir mi?

Ortalama çağdaş insanın hayatında en çok duyduğu şey nedir biliyor musunuz? Yalan. Beşikten mezara yalan bombardımanı altındayız. En çok yalanın söylendiği alanlardan biri de sağlıktır. Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşılarının çocuklarda otizme neden olabileceğine dair araştırma bu yalanlardan biriymiş. Bu aşıların otizme neden olduğu 12 yıl önce dünyanın önde gelen tıp dergilerinden Lancet’te yayımlandı. Otizm çocuklukta başlayan ve kişinin iletişim yeteneğini ve diğer insanlarla olan ilişkilerini etkileyen bir durumdur. Otistikler başkalarıyla anlamlı bir şekilde ilişki kurmakta zorluk çekerler. Arkadaş edinme, başkalarının duygularını anlayabilme yetileri genelde kısıtlıdır. Şimdi gene Lancet’ten öğreniyoruz ki İngiltere Genel Tıp Konseyi araştırmayı yapan İngiliz bilim adamı Andrew Wakefield’i sahtekârlıktan ve ahlak kurallarını çiğnemekten suçlu bulmuş. Wakefield’in 1998 tarihli kızamık, kızamıkçık ve kabakulak araştırması doğru değilmiş. Doğru kabul ettiğimiz ama yanlış başka kaç araştırma, bulgu falan var? Bu margarin, reklamların anlattığı gibi, gerçekten kalbe iyi geliyor mu? Bu yoğurt sindirim sisteminde iddia ettiği sonuçları veriyor mu? Şu gofret gerçekten enerji deposu mu? Bu mama anne sütü gibi mi?

Bu yoğurt benzeri şey her gün alındığında gerçekten kolesterolü düşürüyor mu? Kolesterol düşürücü haplar gerçekten insanın ömrünü uzatıyor mu? Aspirin gerçekten kanı incelterek kalp krizlerini önlüyor mu? Ben bütün bu konularda şüpheliyim ve bu ürünlerden hiçbirini kullanmıyorum. Biliyorum: Birçok gıda için üreticilerin reklamlarında veya mamullerinin etiketlerinde ileri sürdükleri iddialar doğru değildir. Kısa bir süre önce Amerika Birleşik Devletleri’nin resmi ilaç ve gıda kurumu FDA aralarında Nestle’nin de bulunduğu 17 gıda imalatçısının bazı mamullerinin etiketine “gerçek dışı veya yanlış izlenim yaratan” bilgiler yazarak yasaları çiğnediğini açıkladı. Bu şirketler ürünlerinin sağlıklı olduğunu veya düşük yağ içerdiğini iddia etmişlerdi. Ama raflardaki ürünlerinin içindeki maddeler bu iddiaları doğrulamıyordu. Bu özellikle bebek mamaları için geçerli idi. ABD gibi işlerin sıkı tutulduğu bir ülkede böyle yalanlar söylenebiliyorsa piyasanın bu açından başıboş sayılabileceği Türkiye’de neler olduğunuzu tahmin edebilirsiniz. Ne yapmalıyız, diye soracak olursanız... Doğaldan şaşmayın. Her duyduğunuza inanmayın. Şüpheci olun. Araştırmacı olun. Bir yerlerde muhakkak gerçek veya gerçeğe en yakın şey yazılıdır.