9 Ocak 2010 Cumartesi

Eğer yeniden başlayabilseydi

Gazeteler iç karartıcı yorumlar ve haberlerle dolu. İnsana yılın geçmiş olanlardan kötü ve korkunç olduğu izlenimi veriyorlar.

Ama bu doğru değil. Gazeteler her zaman iç karartıcı yorumlar ve haberlerle doludur ve bütün yıllar, bazen daha az bazen daha çok ama daima, kötü ve korkunç olaylarla doludur.

Huzurunuzu haberlere endekslerseniz ateşin üzerinde unutulmuş tencere gibi kaynarsınız, dibiniz tutuncaya kadar. Gazete hayatın milyonlarca boyutundan biridir ve çoğu zaman gerçeği değil gerçeğin puslu bir aksini gösterir.

Gazete huzur değil haber verme işindedir.

Tahrik eder, sarsar, kışkırtır, heyecanlandırır, telaşa verir, galeyana getirir, abartır ve tedirgin eder. Zen’vari bir duruluk istiyorsanız gerçekle gerçeğin görüntüsü arasına bir duvar koymanız, önemli ile önemsizi ayırt edebilme yeteneğinizi bilmeniz gerekir.

Arkadaşım İrfan Kocabıyık ikide bir bana Jorge Luis Borges’in (1899-1986) Anlar adlı şiirini yolluyor. Son mesajı “tekrar okumakta yarar var (son iki satırı s..tir et)” tavsiyesiyle geldi.
“Dinozorlaşmış olsan da, Borges’in dediğini yap” demek istiyor. Bu iyiliğine karşılık ona (ve size), aynı şiirin, bana yolladığından daha kapsamlı olduğunu sandığım bir çevirisini yaptım.

ANLAR
Hayatımı yeniden yaşayabilsem...
İkincisinde -daha çok
Hata yapmaya çalışacağım,
Mükemmel olmaya o kadar gayret etmeyeceğim,
Daha rahat ve umursamaz ve
Daha dolu şimdi olduğumdan,
Hatta daha az şeyi ciddiye alacağım,
Temizliğe daha az önem vereceğim,
Daha çok risk alacağım,
Daha çok gezeceğim,
Daha çok gün doğuşu seyredeceğim,
Daha çok dağa tırmanacağım,
Daha çok nehirde yüzeceğim,
Daha çok yere gideceğim hiç görmediğim,
Daha çok dondurma yiyeceğim ve daha az fasulye,
Daha çok gerçek sorunum olacak ve hayali olanlardan daha az,

Ben ihtiyatlı yaşayan ve çok eser verenlerdendim hayatının her dakikasında,
Tabii keyifli anlarım da oldu ama geri dönebilsem hep güzel anlar yaşamaya çalışırdım,
Belki bilmiyorsunuz hayat şimdi’lerden müteşekkildir,
Şimdi’leri yitirmeyin!

Ben termometresiz hiçbir yere gitmeyenlerdendim,
Sıcak su torbam olmadan, şemsiyesiz,
Paraşütsüz hiç sokağa çıkmadım,
Hayatımı yeniden yaşayabilsem her sokağa çıktığımda yüküm hafif olacak,
Hayatımı yeniden yaşayabilsem ilkbaharın başından sonbaharın sonuna kadar çıplak ayakla çalışmayı deneyeceğim,
Daha çok at arabasına bineceğim,
Daha çok gün doğuşu seyredeceğim ve daha çok çocukla oynayacağım.

Bir şansım daha olsa ama şimdi seksen beşindeyim
ve biliyorum, ölüyorum.

Borges bu şiiri yazdıktan iki yıl sonra öldü.
Umarım hiç olmazsa daha çok dondurma yedi. Ve daha az gazete okudu.