23 Kasım 2008 Pazar

Norveç’te on bin saati olan Türkler aranıyor

OSLO

Norveç’te yaşayan azınlıklar içinde yüksek eğitim yapmaya en az meraklı olanlar Somalililer ve evet, tahmin ettiniz Türklermiş.

Bir araştırmadan elde edilen bu bilgiyi Oslo’da yemek yediğim Türk kökenli bir politikacıdan öğrendim.

Oysa Norveç okumak isteyenler için cennettir. Petrol ve doğalgaz zengini ülke dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden birine sahiptir. Üniversitede okumak isteyenlere devlet uzun vadeli ve düşük faizli kredi veriyor. Krediyle, Norveç dışında, Harvard (ABD) veya Oxford (İngiltere) gibi dünyanın en ünlü üniversitelerinde bile okumak mümkün.

Okuyanın çok ve daha iyi okuması için Norveç hükümeti, elinde çek defteri, hazırda bekliyor.

Yemekten sonra Wall Street Journal gazetesini karıştırırken İngiliz detektif romanı yazarı P. D. James ile ilgili bir yazı gözüme çarptı.

Bayan James dünyanın en ünlü detektif romanı yazarlarındandır. Son kitabını yazarken kalp krizi geçirmiş. Önce hastanede, ardından da yaşlı insanların nekahet dönemini geçirdiği bir hanede yatmış. Ama kitabını yazmaya ara vermemiş.

“Ölürsem kitabımın yarım kalma olasılığı korkunç bir düşünce” demiş Bayan James. “Kitabımı başkasının bitirmeye çalışmasını düşünmek bile korkunç.”

Bayan James 88 yaşında.

“Neden bazı insanlar olağanüstü başarılıdır da diğerleri değildir?” Bayan James’le ilgili yazının altında bu sorunun cevabını araştıran bir kitap yazan Amerikalı Malcolm Gladwell’le yapılmış söyleşi vardı.

Gladwell’in psikologlar tarafından yapılan araştırmalardan aldığı sonuçlara göre, “büyüklük”e ulaşmadan önce az 10.000 saat hazırlık gerekir. Çalışmak, yani.

“On yıl satranç oynamadan satranç ustası olan yoktur, 10 yıl kompozisyon çalışmadan büyük beste tapan bestekâr görülmemiştir” diyor Gladwell.

Araştırmalar 10.000 saat çalışmanın başarıya ulaşmak için bütün sahalarda standart olduğunu gösteriyor. Amatör ile dünya çapında üne ulaşmış arasındaki fark bu 10.000 saattir.

Bu ve bunun gibi araştırmaların anlattığı gerçek basittir: Başarılı olmak şansa veya yeteneğe değil çalışmaya bağlıdır.

“Şans hazırlıklı olmak (yani çok çalışmış olmakla) ile fırsatın karşılaşmasıdır.”

Yetenek ise çok ama çok çalışmakla başarma azminin bir başka adıdır.

Eğitim, kaderini değiştirmesi için insanın sahip olduğu en önemli, en herkese açık, en keyifli yoldur.

Norveç’te yaşayan Türkler neden bu yola girmiyor?

Kuyudaki insan bazen o kadar kördür ki kendisine atılan ipi bile görmez. Bazen cahillik böyle bir körlüktür. Cahilliğin sıfır noktasında değil eksisinde bulunulan bir cahilliktir bu. Kafada bilgiden çok bilgisizliğin, doğrudan fazla yanlışın bulunduğu bir durum.

Kim bu insanları düşünüyor? Kim onları kurtaracak?