5 Kasım 2006 Pazar

Büyüklük kader değil terdir (2)

Bilim adamların araştırmalarına göre, bir sahada en iyi olanlar "belli bir amaca yönelik olarak" en çok çalışan veya antreanman yapanlardır.
Belli bir amaca yönelikten kasıt, sürekli ve tutarlı çalışmadır. Hafta sonları dahil her gün aynı saat mesai ortaya koyanlar en başarılı olanlardır.
Örnek; Bir grup bilim adamı konservatuar öğretmenleri tarafından derecelendirilen 20 yaşındaki kemancıları inceledi. En iyileri o güne kadar 10,000 saat keman çalışmışlardı. İkinci sıradakiler 7,500 saat keman çalıştılar. Üçüncüler 5,000 saat.
Cerrahlardan sigortacılara bütün sahalarda tespit aynıdır. Çok çalışan çok iyi olur. Muazzam çalışırsan, büyük.
Her gün çalışmanın ne kadar önemli olduğunu virtüzlerden iyi kimse bilemez. İşte geçen yüzyılın en usta piyanistlerinden Vladimir Horowitz (1903-1989): "Bir gün piyano çalışmasan ben farkına varırım. İki gün çalışmazsam eşim farkına varır. Üç gün çalışmazsam dünya farkına varır."
En iyi futbolcular en çalışkan olanlar ve en çok antrenman yapanlardır. Türk futbolcular, genelde, Avrupalı veya Güney Amerikalı meslektaşlarından arkadaysalar daha az antrenman yaptıklarından ve sahada daha az çalıştıkları ve daha yavaş olduklarındandır.

Bu kural Orhan Pamuk içinde geçerlidir. Pamuk Türkiye'deki bütün diğer romancılardan daha yoğun yazdığı ve Nobel almaya daha fazla çalıştığı için Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Anasından romancı doğduğu veya erken yaşlarda yazmaya karşı büyük bir eğilim gösterdiği için değil.
Birçok insan için okul bitince eğitim de biter. Bu yarışta geri kalmayı garantilemenin en etkin yöntemidir. Eğer başa yarışmak istiyorsanız şuna inanmanız lazım: Eğitim, çalışmak, antrenman hayat bitince biter.
Bu formül basit görünebilir ama değil. Ancak çok az sayıda insan büyük olmak için gereken gayreti sarfetmeye muktedirdir. Aksi takdirde sadece çok az sayıda insan büyüklüğü yakalayamazdı.
Peki onları iten nedir? Neden bazıları hiç durmadan çalışmak ve daha iyi daha iyi olmak için gerekli motivasyona sahip de diğerleri değil? Bu motivasyon nereden geliyor? Bu soruların cevabını bilen yok.
Ama bu kadarını bile bilmek çok önemli: Büyüklük tanrı vergisi değil. Doğuştan var olan veya olmayan bir yeteneğin esiri değiliz. Demek ki uğraşı olarak seçtiğimiz sahada kaderimizi büyük oranda kendimiz şekillendirebiliriz. Erişmek istediğimiz menzili kendimiz tayin edebiliriz. Büyüklük birkaç kişi için rezerve edilmiş bir şey değil. Sana, bana, herkese açık bir şey.
Şans sadece hazırlıklı olmanın fırsatla buluşmasıdır.