16 Aralık 2007 Pazar

Tehdit yok, istila var

Türkiye OECD ülkeleri arasında gayri safi milli hasılasına oranla eğitime en az, savunmaya en çok para harcayan ülkedir.
Eh. Ne ekersen, onu biçersin. OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) ve onunla ilişkili ülkelerdeki 500.000 15 yaş çocuğunun tabi tutulduğu fen sınavlarında Türkiye sondan birinci oldu.
Buna karşılık, metrekareye düşen asker başına Avrupa'da bir numarayız. NATO'da ABD'den sonra sayıca en büyük asker bizim askerdir. Uçak sayısı açısından Hava Kuvvetleri NATO ikincisi olup dünyanın en büyüklerindendir. Tank bakımından da.
Askerin uydu yapma projesi gerçekleşirse, muhakkak gerçekleşecektir, askeri uydusu olan ender ülkelerden biri olacağız. AWACS erken uyarı uçağı olan ender ülkelerden biri olduğumuz gibi.
Fakat bu işte bir yanlışlık var. Çünkü Türkiye hiçbir ülkenin tehdidi altında değildir. Ama cehalet tarafından istila edilmiş durumdadır.
Yoksa hesap doğru da ben mi yanlış düşünüyorum?
Hayır. Yanlış düşündüğümü sanmıyorum. Çünkü hesap ortada. Mutasavver düşmanlara karşı güçlü bir ordu beslemek için milyarlarca dolar harcarken gerçek bir düşmanın, cehaletin, çizmeleri altında inim inim inlediğimiz yanlış değil.
İnlemiyor muyuz?
Türkiye bu yıl veya geçen yıl gayri safi milli hasılasına göre savunmaya en çok, eğitime en az harcama yapan ülke değildi OECD'de. Her zaman böyleydi.
Soğuk Savaş sona erdikten sonra Avrupa ülkelerinin hemen hemen hepsi askeri harcamalarında kısıntı yaptı. Berlin Duvarı'nın yıkılmasından 11 Eylül' kadar ABD'nin bile savunma harcamalarında büyük düşüşler oldu. Yorgan gitmiş, kavga bitmişti. En son biz ve Yunanistan kaldık. Sonra onlar da diğer Avrupa ülkeleri gibi hareket etmeye başladılar. Biz tek başımıza kaldık.
Bence şurası çok açık: Türkiye OECD ülkeleri arasında savunmaya en az, eğitime en çok para harcayan ülke haline getirilmelidir. Gelmelidir demiyorum çünkü bu süreç kendiliğinden meydana gelmeyecek. Birilerinin bu dönüşümü gerçekleştirmesi lazım.
Kim ama? Hangi siyasi parti böyle bir sorunun varlığından haberdar? Siyasi partilerde savunma konusunda (palavra atmak dışında) uzmanlar kimler? Medyada bu konunun uzmanları kim? Türkiye'nin think tank'ları nerede? Bu işin lobisini yapacak sivil toplum kuruluşları nerede? Üniversitelerde bu konuyu inceleyenler var mı?
Hükümet böyle bir dönüşümü meydana getirebilir mi?
Bu pek mümkün değil. Birinden şüphelenen, nefret eden, kuyusunu kazan iki kurum bu konuyu halletmek bir yana, tartışamaz bile.
Türkiye böyle sorunlarını, hiçbir temel sorununu halletmemiş bir ülkedir.
En büyük tehdit içeridedir. Dışarıda değil.