11 Haziran 2006 Pazar

Zaman tattır

PALMANOVA, KUZEY İTALYA

Venedik devrinden kalma yeşil panjurlu, iki katlı binanın üzerindeki güneş saatinin altında "Il tempo e sapore" yazıyor.
İtalyan arkadaşıma soruyorum, ne anlama geldiğini. "Zaman tattır" diyor. "Her mevsim ayrı tatlar getirir."
Her mevsimin meyvesi ve sebzesi ayrıdır. Onu kastediyor.
Kış başlangıcında pazara önce kabuğu yapay olarak sarartılmış mandalina gelir. Suyu azdır. Tadı ekşidir. Zamanla tatlanır, turunculaşır, suyu dilimlerin cidarını zorlamaya başlar. Isırdığınızda tombul dilimden suyu ağzınıza fışkırır. İlkbahara doğru mandalinanın kabuğu buruşur, dilimler rejim yaparak zayıflamış bir insanın karnı gibi yumuşar, elastikiyetini kaybeder. Keskin mandalina tadı azalır. Sonra yavaş yavaş mandalina tezgâhlardan kaybolur.

Bu yazdıklarım duvarın üzerine "İl tempo e sapore" yazıldığı on altıncı yüzyılda doğruydu. Artık değil.
Artık yılın her mevsiminde, paranız varsa, hemen hemen her meyve ve sebzeyi bulmak mümkün. Gübreler, hormonlar, genetik yapısı değiştirilmiş tohumlar, seralarda yaratılan yapay iklim koşulları sayesinde yılın 365 günü çilek, salatalık yiyebilirsiniz. Seralarda mevsim hep yazdır.
İnatla sadece kendi mevsiminde güneşe bakarak meyve vermekte ısrar eden üzüm, kiraz, zerdali gibi meyveleri de kuzey küre kış yaşarken yaz yaşayan güney küre ülkelerinden getiriyorlar.
Çocuklara bir zamanlar her meyve ve sebzenin ayrı mevsimi vardı deseniz inanmayacaklar.
Zaman tat olma özelliğini kaybetti.
Doğal zamanında toprakta büyüyüp güneşin etkisiyle olgunlaşmayan meyve ve sebzelerin tadı yok.
Temmuzda muz, aralıkta kiraz yenmez.
Bilimsel olmadığına eminim ama, bana sanki mevsimsiz yenen meyve ve sebzenin vücuda faydası yokmuş gibi geliyor.
Artık zamanın tadının olmasını istiyorsanız o tadı kendiniz yaratacaksınız.
Böyle bir arkadaşım var. İstanbul yakınlarındaki çiftliğinde organik meyve yetiştiriyor ve dostlarına dağıtıyor. Beni de birkaç hafta önce listesine alarak mutlu etti.
Adını vermeyeceğim, çünkü bir talep bombardımanına tutulmasını istemiyorum.

"Geçen yıl, dostumuz olan 8-10 aileye deneme mahiyetinde haftalık sürpriz kutular gönderdik" dedi arkadaşım. "Bu haftalık kutulardan çok mutlu olan arkadaşlarımız bu yılki hedefimiz olan 30 aileyi bulmak için yardımcı oldular. Şu anda 22 aileye tarladan bir saat önce toplanmış ürünü kapılarına kadar götürüp teslim ediyoruz."
Kutularımızdan ne çıkabilir? Balkabağı, fındık, patlıcan, domates, salata cinsleri, pırasa, maydanoz, fesleğen, nane, sarmısak, havuç, ceviz reçeli, karpuz, turp, yabani roka, biberiye, yabani erik reçeli (Yabani erik de ne?), ev turşusu, zeytinyağı. Il tempo ancora sapore yazdırıp evinin kapısının üzerine asmalıyım. Zaman hâlâ tattır.