19 Mart 2006 Pazar

Zen ve ben, siz ve o, o ve diğerleri

Size bir sual soracağım" dedi Kral Milinda, Saygıdeğer Nagasena'ya. "Cevaplandırabilir misiniz?"
"Lütfen sualinizi sorun" dedi Saygıdeğer Nagasena.
"Sordum ya" dedi Kral Milinda.
"Cevaplandırdım ya" dedi Saygıdeğer Nagasena.
"Cavabınız neydi?" dedi Kral Milinda.
"Sorunuz neydi?" dedi Saygıdeğer Nagasena.
"Bir şey sormadım" dedi Kral Milinda.
"Bir cevap vermedim" dedi Saygıdeğer Nagasena.
*****
Ben Tanrı'yı hangi gözle görüyorsam Tanrı da beni o gözle görüyor.
*****
Bir başka sefer elinde yanan bir meşale, bana doğru gelen bir çocuk gördüm.
"Bu ışığı nerden getirdin?" diye sordum.
Çocuk hemen meşaleyi söndürdü ve "Siz bana ışığın nereye gittiğini söyleyin, ben de nereden getirdiğimi söyleyeyim" dedi.
*****
Kolay olan doğru olandır dedi Chuang-Tzu. Doğru başlarsan, kolay. Doğru devam edersen, kolay. Kolay gitmenin doğru yolu doğru yolu unutmaktır, yolun kolay olduğunu unutmaktır.
*****
Çok temiz suda balık olmaz.
*****
Her gün iyi bir gündür.
*****
Düşünmek bilmekten ilginçtir ama bakmak kadar değil.
*****
İyi bir şey bile hiçlik kadar iyi değildir.
*****
Kâinata giden en açık yol yabani ormanın içinden geçendir.
*****
Bir balık yüzmek istediğinde istediği kadar yüzer ve su bitmez. Bir kuş uçmak istediğinde istediği kadar uçar ve gök bitmez. Bugüne kadar ne bir balık denizi bitirdi ne de göğün dışına çıkan bir kuş görüldü. Az su veya gök istediklerinde az su ve gök kullanırlar, çok istediklerinde çok. Bu şekilde her an tamamından yararlanırlar ve bulundukları her noktada tamamen hürdürler.
*****
Annen ve baban dünyaya gelmeden önce sen nasıl bir yüze sahiptin?
*****
Bir keşiş elinde iki saksı, çiçek ustasının yanına geldi. "Bırak" diye emretti usta. Keşiş saksılardan birini yere düşürdü. "Bırak" diye gene emretti usta. Keşiş ikinci saksıyı da elinden bıraktı. "Bırak" diye kükredi bu defa usta. "Ama" diye kekeledi keşiş, "Elimde bırakacak bir şey kalmadı." Usta başını salladı: "Onu yanında götürebilirisin."
*****
Kim kendini bilir, Tanrı'yı bilir.
*****
Bir gün Chao-chou karda yürürken düştü. "Bana yardım edin kalkayım, bana yardım edin kalkayım" diye bağırdı. Bir keşiş geldi ve yanına uzandı. Chao-chou kalktı ve uzaklaştı.
*****
Başkalarını bilen bilgedir. Kendini bilen aydınlanmıştır.
*****
Ne kadar çok biliyorsan o kadar az anlıyorsun.
*****
Bir gün Chuang-tzu bir arkadaşıyla nehir kenarında yürüyormuş.
"Balıklar suda ne kadar neşeli bir halde eğleniyorlar" demiş Chuang-tzu.
"Sen balık değilsin" demiş arkadaşı. "Balıkların eğlenip eğlenmediklerini nereden biliyorsun?"
"Sen ben değilsin" demiş Chuang-tzu. "Balıkların suda eğlenip eğlenmediklerini bilip bilmediğimi nereden biliyorsun?"